Lüks markaların yıllık yüz milyar dolarla ölçülüyor.Sınırlı sayıda üretim yapıyor,tasarımlarıyla kadınlarda kıskançlık ve sahip olma kompleksi yaratıyorlar. Aslında hiç kimsenin hükmedemeyeceği dahi ve asi tasarımcılara söz geçiren bu markalar,nasıl yapıyorlar da, bizde aslında hiç ihtiyacımız olmayan bir ürünü almazsak yaşayamayacağımız illüzyonu yaratabiliyorlar?
Lüks nedir? Dior’un dahi tasarımcısı John Galliano’ya göre “huzur ve sessizlik yada iyi bir kitapla geçirilen bir akşam!”Ama her kez için her zaman böyle olmuyor. Kimsenin ihtiyacı olmayan ürünleri,herkesin almak istediği ama sadece bazılarının, o da aylarca sırada bekleyip milyonlarca dolar ödeyerek sahip olmalarını sağlayan ustaların”lüks komplolarına” kurban gidiyoruz.
Louis Vuitton’dan Gucci’ye, Richemont’dan Parada’ya kadar lüks ürünler tasarlayan markalar milyonlarca dolarlık cirolarını kazayla yapmıyorlar.Örneğin 50 markayı bünyesinde barındıran lüks üreticisi LMVH dört kıtadan marka üreticilerinin arasındaki hararetli tartışmaların sonuçları kimse için şaşırtıcı değil.Bünyesinde Gienvenchy’den Louis Vuitton’a kadar pek çok markayı barındıran LMVH şirketi,diğer lüks üretim şirketleri gibi başarısını amansız beyin fırtınalarına borçlu.
Lüks marka üreten gruplar hayallerimizi yönlendiriyorlar. Olmayanı pahalıya satmak muhteşem bir yönetim becerisi gerektiriyor.Soru şu:”Aslında hiç kimsenin gereksinim duymadığı ürünleri üreten ve satan şirketi kim yönetmek ister?”Bu sorunun yanıtı ilk ağızda kimseymiş gibi görünebilir.Ama söz konusu şirket dünyanın en önemli ve başarılı lüks ürün satıcılarından biriyse yanıt da değişir.Ultra lüks ürünler yaratan şirketler tüketicilerin rüyalarını gerçekleştirmekten başka hiç bir işe yaramayan milyonlarca dolar kazanırken;bu gerçekleşen hayaller tüketiciye hiç de ucuza mal olmuyor.Beş litrelik 1985 Rose Dom Perignon şişe şampanya 925 dolara,Givenchy marka bir elbise 15 bin dolara ve en sofistike Tag Heuer marka bir saat 58 bin dolara satılıyor.
LÜKSÜ YÖNETME SİHİRBAZLIĞI
Fortune Dergisi’nde makale bu müthiş lüks ve can yakacak kadar pahalı markaları yönetmenin püf uçları hakkında ipuçları veriyor. Örneğin her yıl yeni eklenen ürünler LVMH’nin toplam satışlarının yüzde 15’ini oluşturuyor.Bu istatistiki sonucu daha çarpıcı kılan ise örneğin üzeri çengelli iğne ile kaplı böbrek şeklinde bir çanta veya ”gangren” adıyla piyasaya sürülen yeşil renkli göz farı gibi ürünlerin Pazar ve tüketici bağlamında tamamiyle tuhaf bir yapıya sahip olmaları. Asıl tuhaf ve şaşırtıcı olan bu ürünlerin tüm garipliklerine rağmen,dünyanın en seçici ve seçkin tüketicileri için bir gereklilik haline gelmeleri.Sınırlı sayıda üretimle, bir çırpıda milyonlarca dolarlık bir Pazar yaratmaları. AMA NASIL?
Halkla ilişkiler şirketlerinin yarattığı illüzyonun da lüks markaların “mutlaka” ları arasına girmesinde büyük katkısı var.LV örneğinde halkla ilişkiler şirketi Carcelle hünerlerini,şöhreti arttırmak için ”suni kıtlığın birleşimi”ve “çok önemli söylentiler yaratmak” üzerine giderekgöstermişti. LV’nin sadece Paris mağazasının çerçevesinde iki dev Vuitton evrak çantası şeklinde bir yapı iskelesi kurulması için bir buçuk milyon dolar harcanmasına ön ayak olmuştu.Marka İncil şarkıları ”Oh Happy Day” söylenirken sahneden yükselen valizlerden yapılma bir Eyfel Kulesi’yle geçen şubat’ta Fifth mağazasının açışlının kutlayan parti için 20 milyon dolar harcamıştı…
Kaynak: Elle