Kişisel Bakım: Bence insan en güzel hediyeleri önce kendisine vermeli. Sevgililer günü dahil tüm özel günlerde önce kendimize sonra sevgilimize güzel gözükmeliyiz. Bu nedenle makyaj çantamızı karıştırmalı ve eksiklerimizi belirlemeliyiz. Hepimizin vazgeçemediği kozmetik ürünleri vardır ancak benim tavsiyem Kryolan’un her cilt tipine uyumlu ürünleri.
Sevgilinize özel hediyeler: Kişiye özel hediyelerin daha değerli olduğuna inanıyorum. Klişelere kaçmamak kaydıyla tabi ki. Bu konudaki tavsiyem ise; Carrousel serisini yaratan Peter Tanisman, Sevgililer Günü için Carrousel’i yeniden yorumlayarak tasarladığı saatleri.
Spora Teşvik: Erkek arkadaşımla birlikte yaptığım spor aktivitelerinden çok keyif alıyorum. Çünkü spor yapmanın biraz zorunluluktan kaynaklanan havası kırılıyor. Daha eğlenceli bir hal alıyor. Hafta sonları yaptığımız tenis maçlarında hem çok eğleniyoruz hem de spor yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sevgililer günü de herkes için bir başlangıç olabilir. Erkek arkadaşınıza herhangi bir spor malzemesi alarak işe başlayabilirsiniz. Tavsiyem; Decathlon (daha fazla…)
Aslında her yazarın başka başka dünyaları vardır ama Orhan Pamuk’un dünyası biraz daha farklı. Onun dünyası bana çokça romantik geliyor. Cümleler arasında hep bir ahenk var. Sanki şiir ya da kusursuz bir tablo gibi. Kitaplarını dikkatim biraz dağılırsa, bir kelimeyi kaçırırsam bu ahenk bozulacak korkusuyla okuyorum. Hele benim gibi en sevdiği yazar Tolstoy olan bir okur onun kitaplarını okuduğunda her şey daha ve daha gerçek üstü bir havaya bürünüyor. (Cevdet Bey ve Oğulları biraz farklı gibiydi). Kısacası bende Orhan Pamuk tıpkı kitaplarında olduğu gibi gerçeküstü bir yazardı. NTV’de katıldığı Tv programını izlerken gerçek sesini duymak bile garip gelmişti. Çünkü kitapları okurken aslında yazarlara da tıpkı kahramanlar gibi karakterler yüklüyoruz ve kelimeler üzerinde gezinirken yazarlara yüklediğimiz iç ses bize eşlik ediyor. Gerçekle karşılaştığımızda bu bile garip geliyor. (daha fazla…)
Ahşap evlere bayılıyorum. Kapılarından pencerelerine kadar her köşelerinde ayrı bir güzellik var. Özellikle şimdinin beton yığınlarıyla karşılaştırdığımızda oldukça estetikler. Ancak çoğu öyle bakımsız ki adeta ayakta zor duruyor. Pazar gecesi böyle bir yapıya rastladım. Evi ilk gördüğümde çok beğendim sonra yaklaşıp ne kadar bakımsız olduğunu görünce içim sızladı. Hiç aklımda yokken bu evin kapısında, merdiveninde fotoğraf çekilmek istedim. Üstelik hala kullanılıyor olmasına aldırmadan.
Ev sahibine yakalanmadığım için çok şanslıyım:)
Posttaki kürkümü çok seviyorum hem ağırlık yapmıyor hemde sıcak tutuyor. Kürk giydiğimde kokoş havayı kırmak için makülen parçalarla kombin yapıyorum. Çünkü kokoş görünmek (dikkat ederseniz olmak bile demiyorum) en korktuğum şey. Her zaman sadelikten yanayım. (daha fazla…)
Heyecanla beklenen 2012 İstanbul Fashion Week etkinliğinin tarihi belli oldu. Hatta geri sayım başladı diyebiliriz. Bu yıl etkinlik, Tepebaşı’nda 8-11 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek. İstanbul yeniden 4 gün sürecek bir moda şölenine şahitlik edecek. IFW’ye katılan markalar ve modacılar, moda konuklarına “2013 Sonbahar/Kış”Koleksiyonlarını sunacaklar. Etkinliğe katılacak modacılar ise; Mehtap Elaidi, Arzu Kaprol, Özlem Süer, Nejla Güvenç, Atıl Kutoğlu, Gül Ağış, Erol Albayrak, Tuvana Büyükçınar, Niyazi Erdoğan, Günseli Türkay, Zeynep Erdoğan, Gamze Saraçoğlu, Özlem Kaya, Özgür Masur, Simay Bülbül, karma defile de yer alan isimler : Şafak Tokur, Çiğdem Akın, Ipek Arnas, Beste Gürel, Nihan Peker, Tuba Benian.
Etkinliğe son başvuru tarihi, 15 Aralık 2011:(
Bebe yaka ve dantel yaka gömlekler sezonun favorileri arasında. Görseldeki gömlek vintage, bana iki benden büyük olmasına rağmen vazgeçemiyorum:) Aslında yakası kapalı kıyafetleri çok tercih etmem ama bu sade gömleği hareketlendirmenin tek yolu dantel yakasını ortaya çıkarmak ve inci kolye ile tamamlamaktı.










