2010 Modası


Düzleştirici furyasıyla yıpranan saçlarımızı artık doğal hallerine bırakmanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Saçlarımıza en kolay ve en kısa zamanda dalga kazandırmamızın yollarıysa şöyle; Saçlarınızı hafifçe kuruttuktan sonra uçlarına ve diplerine sprey uygululayın. Saçlarınız düz ise köpükte kullanabilirsiniz. Daha sonra lastik tokayla tepeden sıkıca bir topuz yapıp saçımızı -demlenmeye- bırakın. En az 2-3 saat sonra tokayı çıkartın.
Daha iyi sonuç almak için bu uygulamayı gece yatmadan önce yapıp sabah kullanabilirsiniz. (daha fazla…)

Mango gençlere 2010 kış sezonunda vazgeçilmez seçenekler sunuyor. Göze ilk çarpan kahve tonlarının sıkça kullanılıyor olması. Sonbaharın tüm renklerini koleksiyonda yer alıyor. Bu renk dengesi kemer, bot ve diğer aksesuarlarda da kendini gösteriyor. Bunun yanında kırmızı tonları sonbahar renklerine hareket katıyor. Neredeyse her fotoğrafta kırmızı görmek mümkün…Fotoğraflardan bahsetmişken; modellerin pozlarını İpekyol tarzına benzettim. Ayrıca İpekyol’da olduğu gibi birbirine benzeyen modellerin kullanılması dikkat çekici. Modeller arasındali belirleyici fark ise saç renkleri.

Tek omuzlu elbiseler sezonun eskimeyen trendlerinden oldu. Gece kullanımının yanında gündüzde tercih edilen tek omuz elbiseleri kış sezonunda da görürsek şaşırmayın. Nasılsa modacılar bir yolunu bulur bu modelleri soğuk kış günleri için gözden geçirirler. Belki de tek kolu uzun kullanmaya başlarız.

Zara’nın yeni koleksiyonunda toprak tonlarının ağırlıklı olarak kullanıldığını görüyoruz. Uzun etekler ve havuç pantolonlar yaz sonunda vazgeçilmez. Vintage havası verilen çantalar ve sandaletler de dikkat çekiyor.

Koza Genç Tasarımcılar yarışması moda dünyasına yeni yetenekler kazandırıyor. 16 Temmuzda ki ön elemenin ardından, yarışmanın birincisini Arzu Kaprol, Ümit Ünal, Bahar Korçan gibi ünlü isimler belirleyecek.

Bu sezon, mini gece elbiselerinde daha çok tek omuzlu modeller kullanıldı. Farklı alternatifleri görmek isteyenlerimiz için ise yukarıdaki modelleri derledim. Ben en çok 2. fotoğraftaki modeli beğendim. Dikkatimi çeken ise ayakkabı seçiminde fazlasıyla özgür davranılması.

Çiçek desenli elbiseler sezona damgasını vurdu desek abartmış olmayız. Her yerde karşımıza çıkan bu nostaljik desenler, bizi hem hollywood filimlerine hem de Vadideki Zambak, Anna Karenina gibi kitapların içine çekiyor. Zaten bir Vintage modasıdır aldı başını gitti… biz eskiyi okadar sevdik ve benimsedik ki yaşadığımız dönemi anlatan kıyafetler gelecek yıllarda nasıl tasvir edilecek merak konusu.

Galata’nın Prenses’i, Simay Bülbül… Tanımayanlar için kısaca bahsetmek isterim, Simay Bülbül, Türkiye’nin ilk deri tasarımcısı. 2006 yılından itibaren kendi markasının etiketiyle tasarımlarını sergiliyor. Defile karelerine göz atarsanız podyumu bir tiyatro sahnesine benzetebilirsiniz. Kıyafetlerden, makyaja kadar alışılmışın dışında bir tarz. Çünkü; dünya otoriteleri bir tarz belirliyor – çiçek desenler, şort modası- gibi diğer modacıların tasarımlarıda bunların peşi sıra geliyor. Yenilik kokmuyor. Oysa Simay Bülbül’ün tasarımları dönem modasına göre değil, kendine özgü benzerlikler taşıyor.
Tasarımlarına ulaşmak isteyenler için de Galata da mağazası bulunduğunu hatırlatmak isterim. Camekan Sok. 7\4 Galata-İstanbul

Geçtiğimiz günlerde Nişantaşı’ndaki Gülen Yalçın Tasarım Evi Projesi’ni hayata geçiren moda tasarımcısı Gülen Yalçın, 2011 koleksiyonunda romantizm rüzgarı estirecek. Yalçın 2011 yılında moda dünyasındaki farklılıkları ve değişimleri koleksiyonuna farklı bir birleşimle taşıyor.
Türkiye’nin en iyi gündüz haute couture tasarımcısı Gülen Yalçın 2011 yılı koleksiyonunu gelinlik, gece ve gündüz haute couture olarak 3 bölümle sunuyor. Oldukça iddialı tasarımları koleksiyonuna taşıyan Gülen Yalçın; tasarımlarında özgünlüğü, romantizmi ve lüksü bir arada yansıtıyor. Modanın kalbi Nişantaşı’nda bulunan Gülen Yalçın Tasarım Evi’nde gün ışığına çıkmayı bekleyen değerli parçalar kendine güvenen, pozitif, dinamik ve şehirli kadınları bekliyor…

2010 modasında maksi elbiseler bir adım önde yer alıyor. Her renk ve modelde karşımıza çıkan uzun elbiseleri sandalet ve mantar topuklu ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Günlük kullanımlarının yanında gece kıyafetlerinde de kullanılan maksi elbiseler taşıyıcısına zarafet katmakta. Saten ve parlak kumaşlarla hareketlendirilen maksi elbiseler göz alıyor. Tek kötü tarafı ise boyum 172 olduğu halde maksi elbiseleri kestirmeden sandaletlerle kullanılamıyor olmam. Aynı sorunla Batik, Mango ve Zara ürünlerinde karşılaştım. Acaba ülkemizdeki kadınların boy ortalaması 180 de ona göre mi üretiliyor? merak ettim…
RECENT POSTS
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ağu | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | ||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 |
| 27 | 28 | 29 | 30 | |||
