
Sadece bayanlar için hazırlanmış olan yapıda, bugüne dek diğer özel alışveriş sitelerinde görmediğimiz bir başka farklılık da yatıyor.Sadece marka ürünleri üyesi olan bayanlara %70 e varan indirimlerle sunmakla kalmayıp, site bir de bayanlara özel hizmetleri de %70 e varan indirimlerle sunuyor. Bu hizmetler öncelikle İstanbul’dan başlayıp hızla çok kısa bir zaman içinde Ankara, İzmir,Antalya,Bursa,Eskişehir,Samsun illerine de yayılmayı planlıyor.

Koza Genç Tasarımcılar yarışması moda dünyasına yeni yetenekler kazandırıyor. 16 Temmuzda ki ön elemenin ardından, yarışmanın birincisini Arzu Kaprol, Ümit Ünal, Bahar Korçan gibi ünlü isimler belirleyecek.

Bu sezon, mini gece elbiselerinde daha çok tek omuzlu modeller kullanıldı. Farklı alternatifleri görmek isteyenlerimiz için ise yukarıdaki modelleri derledim. Ben en çok 2. fotoğraftaki modeli beğendim. Dikkatimi çeken ise ayakkabı seçiminde fazlasıyla özgür davranılması.

Çiçek desenli elbiseler sezona damgasını vurdu desek abartmış olmayız. Her yerde karşımıza çıkan bu nostaljik desenler, bizi hem hollywood filimlerine hem de Vadideki Zambak, Anna Karenina gibi kitapların içine çekiyor. Zaten bir Vintage modasıdır aldı başını gitti… biz eskiyi okadar sevdik ve benimsedik ki yaşadığımız dönemi anlatan kıyafetler gelecek yıllarda nasıl tasvir edilecek merak konusu.

Galata’nın Prenses’i, Simay Bülbül… Tanımayanlar için kısaca bahsetmek isterim, Simay Bülbül, Türkiye’nin ilk deri tasarımcısı. 2006 yılından itibaren kendi markasının etiketiyle tasarımlarını sergiliyor. Defile karelerine göz atarsanız podyumu bir tiyatro sahnesine benzetebilirsiniz. Kıyafetlerden, makyaja kadar alışılmışın dışında bir tarz. Çünkü; dünya otoriteleri bir tarz belirliyor – çiçek desenler, şort modası- gibi diğer modacıların tasarımlarıda bunların peşi sıra geliyor. Yenilik kokmuyor. Oysa Simay Bülbül’ün tasarımları dönem modasına göre değil, kendine özgü benzerlikler taşıyor.
Tasarımlarına ulaşmak isteyenler için de Galata da mağazası bulunduğunu hatırlatmak isterim. Camekan Sok. 7\4 Galata-İstanbul

Geçtiğimiz günlerde Nişantaşı’ndaki Gülen Yalçın Tasarım Evi Projesi’ni hayata geçiren moda tasarımcısı Gülen Yalçın, 2011 koleksiyonunda romantizm rüzgarı estirecek. Yalçın 2011 yılında moda dünyasındaki farklılıkları ve değişimleri koleksiyonuna farklı bir birleşimle taşıyor.
Türkiye’nin en iyi gündüz haute couture tasarımcısı Gülen Yalçın 2011 yılı koleksiyonunu gelinlik, gece ve gündüz haute couture olarak 3 bölümle sunuyor. Oldukça iddialı tasarımları koleksiyonuna taşıyan Gülen Yalçın; tasarımlarında özgünlüğü, romantizmi ve lüksü bir arada yansıtıyor. Modanın kalbi Nişantaşı’nda bulunan Gülen Yalçın Tasarım Evi’nde gün ışığına çıkmayı bekleyen değerli parçalar kendine güvenen, pozitif, dinamik ve şehirli kadınları bekliyor…

Ben lisedeyken Buffy vardı, onu izlerdik. Zamane vampirleri ise sahnede. Tıpkı Buffy’in olduğu kadar ilgi görmekteler. Tabi boşrol oyuncuları beyazperde dışında da başrolde… İşte Alacakaranlık: Tutulmanın galasından bazı kareler. (daha fazla…)

2010 modasında maksi elbiseler bir adım önde yer alıyor. Her renk ve modelde karşımıza çıkan uzun elbiseleri sandalet ve mantar topuklu ayakkabılarla tamamlayabilirsiniz. Günlük kullanımlarının yanında gece kıyafetlerinde de kullanılan maksi elbiseler taşıyıcısına zarafet katmakta. Saten ve parlak kumaşlarla hareketlendirilen maksi elbiseler göz alıyor. Tek kötü tarafı ise boyum 172 olduğu halde maksi elbiseleri kestirmeden sandaletlerle kullanılamıyor olmam. Aynı sorunla Batik, Mango ve Zara ürünlerinde karşılaştım. Acaba ülkemizdeki kadınların boy ortalaması 180 de ona göre mi üretiliyor? merak ettim…


İngiltere merkezli uluslararası kültürel diplomasi markası “Liberatum” Turkiye ortağı Istanbul 74 ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansi , bu sene 2 – 4 Temmuz tarihleri arasında, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, “Istancool” adı altında, dünyanın önde gelen sanat, moda, tasarım, edebiyat ve film ikonlarını İstanbul’da buluşturuyor. (daha fazla…)


Bu tarzın mimari belli, Kate Moss. Peki nedir bu tarz biraz açacak olursak; rock motiflere biraz feminenlik eklemek olarak tanımlanabilir ya da siyah renk deri pantolonun altına topuklu çizme çekmek. Arg0 bir ifadeyle. Kate Moss başlattı en azından popüler etti diyebiliriz sonra da Topshop bu akımın elinden tuttu ve birlikte çalışmaya başladılar. Nihayetinde hoş geldin yumuşak rock modası. Yumuşak dedim çünkü belirttiğim gibi kadın figürü de ön plana çıkmakta. 2010′ a geldiğimizde ise Topshop’un rock temasını çiçek desenli kumaşta kullandığını görüyoruz. Yani kesimler ve modeller rock ama kumaş desenleri romantik. Bence 21. yüzyıl insanının kafası kadar karışık bir akım…
